Avrupa yanıyor: Kaçmayı başaranlar dehşeti anlattı

Haber gorseli

Fransa ve İspanya’da toplam 200 binden fazla hektar ormanı küle dönüştüren, beraberinde köyleri ve kasabaları da yutan yangının önüne geçilemiyor.

Avrupa Birliği, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ‘2. Dünya Savaşından beri en büyük yangın” olarak tanımladığı bu son krize karşı Avrupa’nın itfaiye güçleri yetersiz kaldı.

Yeni bir sıcak hava dalgasının da kıtayı sarmasının üzerine yangınla savaşan ülkelerde acil durum ilan edildi. 40 dereceyi aşan sıcaklıklar ve sert rüzgarlara yangınlar daha da harlandı. 

Hükümetler çare ararken, 375 binden fazla Fransız ve İspanyol evlerini terk etmek zorunda kaldı. Ancak yangın bu felaket mağdurlarının kaçtığı bölgelere de yayılmaya başladı.

Yaklaşan alevlerin yeri, dumanların ise göğü sardığını gören Avrupalılar yaşadıkları dehşeti sığındıkları şehirlerden aktardı. Ancak bu şehirler de, önüne geçilemeyen yangınlar tarafından tehdit ediliyor.

GÖKTEN KÜLLER YAĞMAYA BAŞLADI

44 yaşındaki Alexandra, ailesiyle birlikte tatil yaparken, Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde, Lacanau Océan’daki tatil köyünün yakınlarındaki kum tepelerinde “kıyamet gibi” bir manzara gördükten sonra Cuma günü tatilini erken sonlandırmaya karar verdi.

Alexandra, “Gökyüzü birdenbire renk değiştirdi ve duman gerçekten çok yoğundu. Bulutlardan kül yağıyordu ve normalde dalgaların deniz yosunu bıraktığı yerlerde plaj siyah isle kaplıydı,” dedi.

Yaşadığı yoğun hisleri anlatan kadın “Garip bir şekilde hem etkileyici hem de güzeldi, ama aynı zamanda oldukça korkutucuydu” dedi.

Alexandra ve sevgilisi, İngiltere’ye dönüş uçuşu ayarlayıp Bordeaux’ya gittiler ve orada bir havaalanı oteline yerleştiler; “doğru şeyi yapıp yangının yolundan çekildiklerini” düşünürken, yangın onları doğuya doğru takip etti.

Sabah saat 02.45’te cep telefonlarına gelen bir acil durum uyarısı onları uyandırdı; uyarıda havaalanı çevresinde tahliye emri olduğu bildiriliyordu.

Alevlerin oluşturduğu duman kütlesi ise şehrin dışından kolaylıkla görülebiliyordu. Şehri duman kaplamıştı.

Aşağı kata inip diğer konukların yanına katıldılar. “Resepsiyonda bekleyen, neler olduğunu bilmeyen, kafası karışık pek çok insan vardı,” dedi.

Bir taksiyle Bordeaux sergi merkezine götürüldüler ve Cumartesi sabahı havalimanına gitmeden önce, mahalleden tahliye edilen yüzlerce kişiyle birlikte gün doğmasını bekleyerek birkaç saat geçirdiler.

İngiliz kadın, “İnsanlara ne kadar iyi bakıldığını görmek gerçekten içimi ısıttı,” dedi. “Umarım hafif yağmur, itfaiyecilerin bu yangını kontrol altına almasına yardımcı olur. Çok yorgun olmalılar” yorumunu yaptı.

DUMAN, GÜNEŞİ KAPLADI

İngiltere’den gelen 53 yaşındaki Jason da eşi ve üç çocuğuyla birlikte Lacanau Océan’daki bir kamp alanında kalıyordu, ancak “gökyüzünden kül yağmaya başladığında” oradan ayrıldılar.

Akademisyen, “Üç haftalık tatilimizin dördüncü günündeydik ve Cuma günü plaja inmiştik; dumanın giderek yükseldiğini görebiliyordunuz,” dedi.

Jason, “Sabah ilerledikçe duman giderek yoğunlaştı. Biz de bisikletle yaklaşık bir mil geri kamp alanına döndük; o sırada duman oradan da oldukça net bir şekilde görünüyordu. Duman giderek yoğunlaşmaya devam etti ve sonunda güneşi kapladı. Her şey karardı. Durum oldukça ciddiydi, duman korkunçtu” dedi.

Aile, son 20 yılı aşkın süredir Fransa’nın bu bölgesinde tatil yapıyordu, ancak Jason bunun son ziyaretleri olacağını söyledi

2 çocuk babası Jason, “Bordeaux’ya doğru yola çıkıp sonra kuzeye ilerlemeye başladığımızda durumun ne kadar ciddi olduğunu gerçekten anladık,” dedi.

Adam, “Polisleri, itfaiye araçlarını, ambulansları ve su atmak için kullanılan büyük Airbus uçağını gördük. Bölgedeki orman yangınlarının farkındaydık, ancak bu bambaşka bir boyut.” diye ekledi.

Jason, yangınların asıl kaynağına da şu sözlerle değindi:

“İklim değişikliğine her zaman inandım ve bu da bunun bir sonucu. Son beş yılda durumun kesinlikle kötüleştiğini gördük. Her yıl hava daha da ısınıyor. Bu bölgede orman yangınları olduğunu hep biliyorduk, ancak sayısının ve şiddetinin arttığını kesinlikle fark ettik”

‘DÜNYA’NIN SONU BÖYLE Mİ GELECEK?’

Orman yangınlarının ortasında kalan turistler, yaşadıkları dehşeti anlattı. Kimi turist orman havasını içlerine çekmek için geldikleri alanlarda dumana boğulurken, kimisi ise kül yağışını bir an için kar sandı.

77 yaşındaki Patrick, Perşembe günü Fransa’nın güneybatı kıyısındaki Arcachon’da bir plajdayken gökyüzünün kararmaya başladığını ve “büyük, dalgalanan bir siyah duman bulutunun” oluştuğunu fark etti.

Patrick, “Bu, bana dünya dışı gelen bir deneyimin başlangıcıydı,” diye devam etti. Yangınla hiçbir ilgisi olmayan bir elektrik arızası nedeniyle tüm tren seferleri iptal edilince, o ve eşi tatil için kaldıkları Bordeaux’ya dönmek üzere 69 km yol boyunca otostop çekerek alevlerden kaçtı.

Çift, bir bisiklet dükkanına girip bir parça karton istedi; Patrick bu kartonun üzerine “Bordeux’a kaçıyoruz! Acil!” diye yazdı. ,

Nitekim yangından kaçan Fransızlar, çifti alevlerin pençesinden kurtararak arabalarına aldı. Patrick ve eşi ise yaşanan dehşetin boyutunun henüz farkında değildi.

Ancak Bordeaux’ya sağ salim döndükten ve haberleri izledikten sonra yangınların ciddiyetini tam olarak kavradılar.

77 yaşındaki adam, “Bize araçla götüren iki kişinin, evlerin yandığı ve on binlerce insanın tahliye edildiği bölgelerde yaşadığını fark ettik. Umarım ikisi de iyidir” dedi.

Patrick, “En çok aklımda kalan şey, çok da uzak olmayan bir yerde büyük bir felaket yaşanırken, insanların sahilde tatillerinin tadını çıkarmalarını izlemenin ne kadar tuhaf olduğuydu. Dünya böyle mi sona eriyor?” diye konuştu.

 

Author: Elif Aydın