Bu da İYİP’in Sadullah’ı… Videosu çıktı… Bakın paralel devlet neymiş

Şahin, katıldığı televizyon programında şunları söyledi:

“Paralel ne demek? Aynı düzlem içinde kesişmeyen iki çizgi. Veya aynı özellikteki ifadeleri ifade eden bir kavram. Geometrik bir kavram, son derece düzgün. Kesişmeyen, çatışmayan durumlar. Yani devletle paralel, devletle çatışmayan. İşte burası da bir paralel topluluk. Devleti, milleti, vatanı konuşuyoruz. Herkes paraleldir.

Paralel olmayan, devletiyle çatışandır. Ve paralel yapı denilen yapı, özelde söylüyorum, bir darbe yapmışsa doğrudur. Onun da hakkını teslim etmek durumundayım.

Paralelin darbeler; Cehalete darbe vurmaya çalışmıştır paralel yapı, zulme karşı çıkmıştır paralel yapı, doğrudur. Fakirlikle mücadele etmiştir, etmektedir. Yalnızlıkla mücadele etmiştir, ona darbe yapmıştır doğrudur. Eşitsizliği gidermek için, özellikle eğitimde eşitsizliği gidermek için darbe teşebbüsünde bulunmuştur ve yapmıştır doğrudur.”

ALİ BABACAN, SADULLAH ERGİN’E SAHİP ÇIKTI

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin’in CHP’nin milletvekili aday listesinde Ankara 1. Bölge’den aday gösterilmesine ilişkin tartışmalarla ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı.

Babacan, şunları kaydetti:

“21 YILLIK YOL ARKADAŞIM SADULLAH ERGİN İLE İLGİLİ HATALI BİR TARTIŞMANIN DÖNDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUM”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Sadullah Ergin’e sahip çıktı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Babacan, Ergin ile ilgili tartışmanın “Hatalı” olduğunu savunarak, şunları söyledi:

Partimizin kurucularından, 21 yıllık yol arkadaşım Sadullah Ergin ile ilgili hatalı bir tartışmanın döndüğünü görüyorum. Çoğunun eksik bilgiden ve aşmamız gereken önyargılardan kaynaklandığını anlıyorum.

2009-2013 arası demokratikleşme, reform ve AB uyum düzenlemelerinin çoğunu Sadullah Bey’in çabalarıyla yasalaştırdık. Kendisi, Adalet Bakanlığı tarihinde görülmemiş hızda bireysel ve kolektif haklara yönelik işlere imza attı.

Tutuklu oranının düşürülmesi, adil yargılanma hakkı, kolluğun demokratikleşmesi, AYM’ye bireysel başvuru, AİHM kararlarının Türkçe olarak yayınlanması, anadili hakkı gibi, yüzlerce değişiklikte katkısı var.

Pek çoğu hâlâ topluma nefes imkânı sağlayan önemli düzenlemeler.

Şahidimiz o dönemin demokratlarıdır. Sahiplendiğimiz geçmiş demokratikleşme dönemidir. Hedefimiz de tam demokratik Türkiye’dir. Şimdi yeni bir yol ayrımındayız. Önyargıları ve hatalı ezberleri bırakıp birbirimizi dinleyerek ve birleşe birleşe kazanacağımıza inanıyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir